Haber ve Makaleler

Karbon Düzenlemelerinde Son Gelişmeler: EU ETS Revizyonu, CBAM ve Türkiye’de ETS Hazırlıkları

2026 yılı, karbon düzenlemeleri açısından yoğun bir gündemle ilerliyor: Avrupa'da EU ETS revizyon teklifi ve CBAM'a yönelik yeni öneriler, Türkiye'de ise Ulusal ETS hazırlıkları öne çıkıyor. Özellikle Avrupa'ya ihracat yapan işletmeler için bu gelişmeleri takip etmek, karbon yönetimi stratejilerinin önemli bir parçası haline geliyor.


Dünyada Karbon Fiyatlandırması Nereye Gidiyor?

Dünya Bankası'nın State and Trends of Carbon Pricing 2026 raporuna göre dünya genelinde 87 karbon fiyatlandırma politikası uygulanıyor ve küresel sera gazı emisyonlarının %29'u karbon fiyatlandırması kapsamında bulunuyor. Ortalama karbon fiyatı son on yılda yaklaşık iki katına çıkarak 21 ABD doları/tCO₂e seviyesine ulaşırken, karbon fiyatlandırmasından elde edilen kamu gelirleri 2025 yılında 107 milyar ABD dolarını aştı. 2030 yılında ise küresel emisyonların yaklaşık üçte birinin karbon fiyatlandırması kapsamına girmesi bekleniyor.

Rapor, Türkiye'yi karbon fiyatlandırma sistemi hazırlığında olan ülkeler arasında gösteriyor ve ETS'nin uygulanmasını, CBAM uyumunu kolaylaştırabilecek ve ihracatçı sektörlerin rekabet gücünü destekleyebilecek bir adım olarak değerlendiriyor.

Avrupa'da Neler Değişiyor?

Avrupa Komisyonu, 17 Temmuz 2026'da EU ETS için kapsamlı bir revizyon teklifi yayımladı. Teklif, karbon piyasasının geleceğini şekillendirebilecek birçok düzenlemeyi tek bir çatı altında topluyor.

COM(2026) 616 final referansıyla yayımlanan teklifte Komisyon, sanayinin rekabetçiliği ile AB'nin 2040 iklim hedefi arasındaki dengeyi güçlendirmeyi amaçladığını ifade ediyor. Bu doğrultuda paket; ücretsiz tahsis, CBAM geçişi, karbon giderimleri, uluslararası krediler, havacılık, denizcilik, belediye atıkları ve sanayi yatırımlarını finanse edecek mekanizmaları bir arada ele alıyor.

Öne çıkan başlıklar aşağıda özetleniyor. Teklifte yer alan miktarların, her biri 1 ton CO₂e emisyon hakkına karşılık gelen tahsisatlar üzerinden ifade edildiğini belirtmekte fayda var.

  • Ücretsiz tahsisler: CBAM kapsamındaki ücretsiz tahsislerin kaldırılması 2038'e erteleniyor.
  • Karbon giderimleri (CDR): Kalıcı karbon giderimleri için 250 milyon tahsisatlık bir finansman çerçevesi oluşturuluyor.
  • Uluslararası karbon krediler: 2036–2040 döneminde 260 milyon tahsisata kadar sınırlı kullanım öneriliyor.
  • Dekarbonizasyon yatırımları: Üye devletlerin ulusal ETS açık artırma gelirlerinin en az %50'sini, ETS kapsamındaki sektörlerin (sanayi, havacılık ve denizcilik dahil) dönüşümüne ayırması öneriliyor.
  • Enerji yoğun sanayi: Benchmark güncellemesiyle 2026–2030 dönemi için yaklaşık 80 milyon ek ücretsiz tahsisat sağlanması öngörülüyor.
  • Sanayi Dekarbonizasyon Bankası: Sanayinin dönüşüm yatırımlarını desteklemek üzere yaklaşık 100 milyar € büyüklüğünde bir Industrial Decarbonisation Bank kurulması ve ilk aşamada 2028'den itibaren 400 milyon tahsisatlık bir "Investment Booster" mekanizmasının devreye alınması öneriliyor.
  • Piyasa İstikrar Rezervi (MSR): Fiyat istikrarını ve öngörülebilirliği desteklemek amacıyla MSR parametrelerinin güncellenmesi, bu kapsamda 2028'den itibaren rezerve alım oranının %12'ye düşürülmesi öngörülüyor.

Sürecin nereye gideceği de belirsizliğini koruyor: teklifin yasalaşması için Avrupa Parlamentosu ve AB Konseyi'nin onayından geçmesi gerekiyor. 2026'nın ikinci yarısında AB dönem başkanlığını yürüten İrlanda, Konsey'in ortak pozisyonunu 11 Aralık 2026'daki Çevre Konseyi toplantısında netleştirmeyi hedefliyor; bu da nihai metnin en erken 2027'de şekillenebileceği anlamına geliyor.

Mevcut yükümlülükler değişmediği için şirketlerin mevcut mevzuatı esas alarak hazırlıklarını sürdürmesi gerekiyor.

CBAM'da Önerilen Değişiklikler Neler?

EU ETS revizyon teklifinde en çok dikkat çeken başlıklardan biri de CBAM geçiş sürecine ilişkin öneriler oldu.

Hatırlatmak gerekirse CBAM, 1 Ocak 2026 itibarıyla kesin uygulama dönemine geçmiş durumda. 2026 yılı ithalatlarına ilişkin sertifika satışları Şubat 2027'de başlayacak; sertifika fiyatları ise 2026 boyunca çeyreklik, 2027'den itibaren haftalık olarak yayımlanacak.

Bu yüzdeler ne anlama geliyor? Aşağıda her yıl için verilen oran, CBAM kapsamındaki altı sektörde (demir-çelik, çimento, alüminyum, gübre, elektrik, hidrojen) o yıl hâlâ ücretsiz kalacak emisyon tahsisinin payını gösteriyor. Geriye kalan kısım için ithalatçıların CBAM sertifikası satın alması gerekiyor; yani oran ne kadar yüksekse, o yıl ödenecek sertifika yükü o kadar hafif oluyor.

Teklif edilen yeni geçiş takvimi:

  • 2028: %91,5
  • 2029: %81
  • 2030: %59
  • 2031: %48
  • 2032: %37,5
  • 2033: %27
  • 2034–2037: %15
  • 2038 ve sonrası: %0

Bu teklif kabul edilirse ücretsiz tahsislerin daha uzun süre devam etmesi ve CBAM kapsamındaki karbon maliyetlerinin mevcut plana göre daha kademeli artması söz konusu olabilir. Örneğin 2028 yılında emisyonların %91,5'i ücretsiz tahsis kapsamında kalıyor; ithalatçıların yalnızca geriye kalan %8,5'lik bölüm için sertifika satın alması gerekiyor. Takvim ilerledikçe bu denge tersine dönüyor ve sertifika yükü kademeli olarak artıyor.

Türk İhracatçıları İçin Ne Anlama Geliyor?

CBAM kapsamındaki sertifika yükümlülüğü hukuken AB'deki ithalatçıya ait olsa da, bu maliyetin ticari ilişkiler yoluyla tedarik zincirine yansıması bekleniyor. AB'deki alıcılar, tedarikçilerinden doğrulanmış emisyon verisi talep ediyor; bu veriyi sunamayan üreticilerin ürünleri ise varsayılan ve genellikle daha yüksek emisyon değerleri üzerinden değerlendiriliyor. Bu nedenle CBAM, Avrupa'ya ihracat yapan Türk üreticileri için de doğrudan bir veri yönetimi ve rekabet gücü konusu haline geliyor. Emisyon verilerini ölçülebilir ve doğrulanabilir şekilde sunabilen ihracatçılar, hem müşterileriyle olan ticari ilişkilerinde hem de maliyet planlamasında önemli bir avantaj elde ediyor.

Ancak bu değişiklikler henüz yürürlüğe girmiş değildir. Bu revizyon teklifinden ayrı olarak Komisyon, Aralık 2025'te yayımladığı COM(2025) 989 sayılı teklifle CBAM kapsamının 2028'den itibaren çelik ve alüminyum yoğun yaklaşık 180 aşağı akım (downstream) ürüne genişletilmesini de önermiş durumda; bu ürün listesi de henüz kesinleşmemiş olup yasama süreci devam ediyor. Bu nedenle şirketlerin hem mevcut mevzuata göre yükümlülüklerini sürdürmeleri hem de olası yeni senaryolar için hazırlık yapmaları önem taşıyor.

Karbon Fiyatlarında Son Durum Nedir?

Karbon fiyatları, şirketlerin karbon maliyetlerini doğrudan etkileyen en önemli göstergelerden biri olmaya devam ediyor. Avrupa Komisyonu'nun Temmuz 2026'da yayımladığı resmi göstergelere göre:

  • EU ETS açık artırma verilerine göre 2026 Ocak–Haziran ortalama EUA fiyatı: 75,39 €/tCO₂e
  • Avrupa Komisyonu tarafından 6 Temmuz 2026'da yayımlanan 2026 ikinci çeyrek resmi CBAM sertifika fiyatı: 75,28 €/tCO₂e

CBAM sertifika fiyatı, EUA açık artırma fiyatlarının ortalaması esas alınarak hesaplanıyor; bu nedenle iki gösterge birbirine yakın seyrediyor. Piyasa tarafında EUA fiyatları, Temmuz 2026 sonu itibarıyla yaklaşık 80 €/tCO₂e seviyelerinde dengeli seyrediyor.

↳ Resmî sertifika fiyatları, Avrupa Komisyonu'nun CBAM Sertifika Fiyatları sayfası üzerinden takip edilebiliyor.

Komisyon'un aynı dönemde yayımladığı bir diğer gösterge olan Article 29a eşik değeri (167,72 €/tCO₂e) ise bir fiyat tahmini değil; EUA fiyatının bu seviyeyi aşması halinde piyasaya ek arz sağlanmasını öngören koruma mekanizmasının devreye girme koşulunu ifade ediyor. Dolayısıyla bu değerin, fiyat beklentisi olarak değil, piyasadaki aşırı fiyat hareketlerine karşı tanımlanmış bir güvence mekanizması olarak okunması gerekiyor.

Türkiye'de Son Gelişmeler Neler?

Türkiye'de İklim Kanunu ile birlikte Ulusal Emisyon Ticaret Sistemi'nin (TR ETS) hukuki altyapısı oluşturulurken, ETS'ye yönelik hazırlık çalışmaları devam ediyor.

Taslak ETS yönetmeliğine göre pilot uygulamanın 2026–2027 döneminde başlaması ve ilk etapta çimento, demir-çelik, alüminyum ve gübre sektörlerinin sisteme dahil edilmesi planlanıyor. Uygulama takviminin, kapsama girecek tesislerin ve yükümlülüklerin ayrıntılarının ise önümüzdeki dönemde yayımlanacak ikincil düzenlemelerle netleşmesi bekleniyor. Türkiye ETS modelinin, Avrupa Birliği'nden farklı olarak emisyon yoğunluğu yaklaşımını benimsemesi öngörülüyor: bu modelde üretimin artmasına izin verilirken, ürün başına düşen karbon emisyonunun azaltılması hedefleniyor.

İklim Kanunu ile kurulan Karbon Piyasası Kurulu; ulusal tahsis planının onaylanması, ücretsiz tahsislerin ve dengeleme (offset) limitlerinin belirlenmesi gibi piyasanın işleyişine ilişkin temel kararlardan sorumlu olacak. EPİAŞ ise emisyon izinlerinin işlem göreceği ikincil karbon piyasasını işletecek ve ulusal karbon kayıt sistemini yönetecek.

ETS kapsamına girecek işletmeler açısından öne çıkan hazırlık başlıkları:

  • Emisyonların izlenmesi ve raporlanması
  • Karbon ayak izi hesaplamaları
  • MRV süreçlerinin oluşturulması
  • Ürün ve tesis bazlı emisyon verilerinin hazırlanması

Temmuz 2026 itibarıyla TR ETS kapsamında yeni bir ikincil düzenleme veya kesinleşmiş yeni bir yükümlülük bulunmuyor. Bu nedenle şirketlerin bu dönemi veri altyapılarını güçlendirmek için değerlendirmeleri önem taşıyor.

Şirketler Neye Hazırlanmalı?

Karbon düzenlemelerindeki değişim yalnızca mevzuat uyumunu değil, şirketlerin veri yönetimi ve sürdürülebilirlik stratejilerini de doğrudan etkiliyor.

Bugünden atılabilecek adımlar:

  • Kurumsal ve ürün bazlı karbon ayak izi hesaplamak
  • Emisyon verilerini düzenli ve doğrulanabilir şekilde kayıt altına almak
  • Tedarik zinciri verilerini yönetmek
  • CBAM ve ETS maliyet senaryolarını değerlendirmek
  • MRV süreçlerini güçlendirmek

Bu hazırlıklar, hem mevcut düzenlemelere uyumu kolaylaştıracak hem de gelecekte yürürlüğe girebilecek yeni yükümlülüklere karşı şirketlere önemli bir avantaj sağlayacaktır.


ATP GreenX ile Süreci Nasıl Yönetebilirsiniz?

Karbon düzenlemeleri her geçen gün daha kapsamlı hale gelirken, şirketlerin yalnızca mevzuatı takip etmesi değil, karbon verilerini etkin şekilde yönetmesi de kritik önem taşıyor.

ATP GreenX ile:

  • Kurumsal karbon ayak izinizi hesaplayabilirsiniz.
  • CBAM uyum süreçlerinizi dijital olarak yönetebilirsiniz.
  • ETS maliyet senaryoları oluşturabilirsiniz.
  • Emisyon verilerinizi tek platform üzerinden takip edebilirsiniz.
  • Karbon yönetimi süreçlerinizi sürdürülebilirlik hedeflerinizle entegre şekilde yürütebilirsiniz.

Karbon düzenlemelerindeki değişimlere bugünden hazırlanmak ve karbon yönetimi süreçlerinizi dijitalleştirmek için ATP GreenX uzman ekibiyle iletişime geçebilirsiniz.

Önceki İçerik

ATP Capital, elektrikli mobilite girişimi Voltivo’yu kuruyor

Sonraki İçerik

ATP GSYO’dan Tıkla Gelsin’e stratejik yatırım

Çözüm, hizmet ve markalarımızla ilgili bilgi almak, teklif talep etmek ve bizimle her konuda iletişime geçmek için iletişim sayfamızı kullanabilir veya +90 (212) 310 65 00 numarasından bizi arayabilirsiniz!

Start typing to see you are looking for.

Mesajınız alındı!

Geri bildiriminiz için teşekkür ederiz. Talebiniz, gizlilik ilkeleri çerçevesinde Komite’miz tarafından hassasiyetle değerlendirilecek olup, gerekli görülmesi halinde paylaştığınız iletişim adresinize geri dönüş sağlanacaktır.